Trump, gümrük vergileri hakkında söylediklerini uygulama geçirirse ve gerçekten de ne pahasına olursa olsun ABD’nin üretim ekonomisini genişletmek niyetindeyse değerli para biriminden taviz vermesi gerekiyor yani yüksek faize rağmen Dolar endeksi (DXY) düşecektir.
Ayrıca bu girişimlerin başarılı olabilmesi Amerikan borsaları ve kriptoya bağlı. Eğer borsalar, faizden çok kazandırırsa dolar, hem işgücü verimliliğini hem üretim ekonomisinin kapasitesini maksimize edecek kadar değer kaybedecektir.
Sözün özü; ABD tarihinde hiç olmadığı kadar spekülasyona açık borsalar ve siyasetin içinde olduğu bir ekonomi yönetimi görebiliriz. Düşük DXY, Trump’ın Pro-Amerikancılık ideolojisine ters düşse de uzun vadede Çin ile rekabet edebilmek adına feda etmeyi planlıyor.
ABD’nin Çin ile tek başına rekabet edemeyeceği aşikar. O nedenle yanındakilere bakmalıyız. En güçlü dostu Japonya hem resesyonda hem sanayi ve teknolojide geri kaldı; Euro bölgesinde de işler hiç iyiye gitmiyor. Almanya için çok önemli olan Alman otomotiv endüstrisi güç kaybetti.
Şu anki durumda en ayakları yere basan Batı bloğu ülkeleri Kore ve Tayvan zira son zamanlarda Samsung ve TSMC olağanüstü teknolojik atılımlar gerçekleştirdi ancak bu ülkelerin doğum oranları çok düşük; nüfus yaşlandıkça inovasyon şansı düşer ve teknolojide gerilemeye başlarsınız.
Bu şartları göz önüne aldığımızda gücün Doğu bloğuna geçtiğini söylemek yanlış olmaz. Dünyada bu şekilde rüzgar yön değiştirince bunalım ve krizler ortaya çıkar, BRICS de tansiyonu yükseltecek etkenlerden biri. Sonuç olarak, 2025 yılında tüm işaretler altın ve gümüşü gösteriyor.

Bir yanıt yazın